| |
|
|
|
|
|
|
|
|
KANSIZLIK EN SIK KADINLARDA GÖRÜLÜYOR.
|
|
|
|
|
|
TJOD (Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ) Menoraji Tanı Ve Tedavi Kılavuzu bilgilendirme toplantısı 18-19 Şubat 2012 tarihinde Kaya Termal Otel Balçova/ İzmir' de gerçekleşti.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan TJOD Başkanı Prof.Dr. İsmail Mete İtil ve TJOD Genel Sekreteri Prof.Cansun Demir, Menoraji Tanı Ve Tedavi Kılavuzunun ulusal ve uluslararası yayınlardan derlenerek,hekimlerin tanı ve tedavisinde, kanıta ve klinik pratikte yaralanabilmeleri amacıyla hazırlandığını belirtti. Prof.İsmail Mete İtil;"Poliklinik şartlarında kanamasının çok olduğunu söyleyen kadın sayısı oldukça fazla. Bir çoğu gereken tedavileri almadan kansızlığa devam ediyor. Bu kansızlık daha fazla sorunlara da kapı açabiliyor. Baştan tanı konulup, tedavi edilirse kadın sağılığı açısından iyi bir aşama kaydedilecektir. Bu klavuzdan başta kadın doğum uzmanları olmak üzere, aile hekimleri de yararlanabilecektir." dedi.
|
|
|
|
|
Prof. Dr. İsmal Mete İtil ve Prof. Cansun Demir Türkiye’de kadınlarda görülen kansızlık, doğum sonu kanamalar ve aşırı adet kanamalarının özellikle üreme çağındaki kadınlarda anemiye(kansızlığa) yol açtığını, kadınların bunu ciddiye alarak yılda bir kez mutlaka jinekolojik muayeneden geçmelerini öneriyor.
"Menoraji üretken çağdaki kadınların yaşamlarını önemli boyutta etkileyen ve sık rastlanan bir sorundur."
‘''Menoraji (aşırı adet kanaması) fazla miktarda (>80 ml) ve/veya 7 günden uzun süren adet kanaması olarak tanımlanabilir. Aşırı adet kanaması hastanın yaşam kalitesini bozar. Ortalama 10 kadından biri, 36-40 yaşları arasında 4 kadından biri aşırı adet kanaması sorunu yaşıyor. Aşırı adet kanamaları jinekolojik bir sorun olmakla birlikte aynı zamanda diğer tıbbi ve sosyal sorunları da birlikte getirmektedir. Pratikte kan kaybının ölçülmesi pek mümkün olmamakla beraber normal bir kanama 4 ± 2 gün sürer ve ortalama 40 ±20 ml’dir. Oysa menorajide bir adet döneminde 80 ml.dan fazla kan kaybı olabilir. Bu da kansızlığa demir eksikliğine sebep oluyor.''
|
|
"Demir eksikliği en çok kan kaybıyla ortaya çıkıyor"
''Türkiye’de kadınlarda görülen kansızlık doğum sonu kanamalar ve aşırı adet kanamaları, özellikle üreme çağındaki kadınlarda anemiye(kansızlığa) yol açıyor. Kansızlık tedavisi için binlerce kutu kan ilaçları kullanılıyor. Fakat nedenleri veya yol açan etkenler değerlendirilmiyor. Bu sorunu yaşayan kadınların bir çoğu hekime gitmiyor , hatta bir çoğunun kanama miktarının ne kadarının normal olup olmadığı konusunda fikri yok. Demir eksikliği en çok kan kaybıyla ortaya çıkıyor kadınlarda ortalama 13 yaşından itibaren menopoz dönemine kadar geçen süre içinde, her ay regl dönemlerinde kan kaybı olduğundan, doğurganlık çağındaki kadınlar, genellikle yaşamlarının bir döneminde bu sorunla karşılaşmaktadırlar. Demir eksikliğine bağlı kansızlığın tanısı oldukça kolaydır. Yapılan bir kan sayımında hemoglobin ve hematokrit adı verilen değerlerin normalin altına inmiş olması ve alyuvarların ortalama büyüklüklerinin azalmış olduğunun gözlenmesi demir eksikliği anemisi tanısının konması için yeterlidir. Bazı durumlarda ve özellikle de kansız olması için bir nedeni olmayan kişilerde kansızlığın nedenini ve kaynağını araştırmak için daha ileri incelemelere başvurulması gerekebilir.''
"Aşırı adet kanamaları mutlaka tedavi gerektiren önemli bir sağlık sorunudur."
Demir eksikliğine bağlı kansızlığın tedavisinde en temel amaç "akan musluğu durdurmaktır". Özellikle üreme çağındaki kadınlarda çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan aşırı adet kanamaları tedavi edildiğinde kansızlık da kısa zamanda düzelecektir. Kadınlar arasında “ aşırı adet kanamasının sağlık belirtisi olduğu, ya da vücuttan pis kanın atıldığı, vücudun temizlendiği “ şeklindeki yaygın inanışların bilimsel gerçekliği yoktur.
|
Menoraji nedenleri'
Myomlar, yaş, kan hastalıkları, endometriyozis, sigara ve alkol tüketimi stres olarak sıralanabilmekle birlikte, hastaların büyük kısmında bir neden saptanamaz.
|
|
|
|
Menoraji tedavisi |
| |
Doğum kontrol hapları: Doğum kontrolü ve kanama azalması sağlar (yaklaşık %50 oranında) |
Progesteronlar: Doğum kontrolü ve kanama azalması sağlar (yaklaşık %80 oranında) |
Ağrı kesiciler: Kanama azalması sağlar (yaklaşık %50 oranında) |
Kanama durdurucular: Kanama azalması sağlar (yaklaşık %60 oranında) |
Hormon salgılayan rahim içi sistem (Modern Spiral):5 yıl süreyle kullanılır. |
|
Hormon tedavisi, tehlikeye sokacak bir durum söz konusu değil ise, memeye olan kötü etkileri, kilo alma, akne gibi cilt sorunları bacaklarda tromboz, tromboflebit gibi yan etkileri olan tedavilerdir ve uzun süre kullanımlarında istenmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Değişik hasta gruplarında ise örneğin organ nakli olan çok sayıda kadınlarda aşırı kanamalarda hormon ilacı kullanmak veya ameliyat yapmak riskli olabiliyor. |
|
|
|
|
 |
|
Rahim içi araçlar kanıta bağlı araştırmalarda ön sıralarda yer alıyor.
Hormon salgılayan rahim içi sistem (Modern Spiral),5 yıl süreyle kullanılır. İlk basamak tıbbi tedavi olarak uygulandığında kanamada %95 civarı azalma sağlar. Yeni tedavi olarak hormonlu rahim içi araçlar, sistemik etki yapmadan yani ilaç kullanımına bağlı yan etkileri ekarte edip kanama miktarını azaltıp, anemiyi 5 yıl süre ile önleyebiliyor. Modern Spiral hem gebelikten koruyor hem de tedavi anlamda kullanılıyor. Kanamayı azaltıp anemiyi durduruyor. Hormonlu rahim içi araçlar bir tedavi seçeneği olarak kanıta bağlı araştırmalarda ön sıralarda yer alıyor.
Ancak, Menoloji dışındaki nedeni bilinmeyen kanamalar,ilişki sonrası kanamalar, düzensiz aralıklı kanamalar rahim yapısındaki bozukluklar, miyomların rahim şeklini bozması, pelvik enfeksiyonu olması,kadının rahim ağzı veya rahimde kötü huylu yada ona çevirebilecek özelliklerinin olması uygulanmasını mümkün kılmamaktadır.
|
Doğum kontrol hapları ,progesteron içeren ilaçlar,bazı östorojen üretimin azaltan iğneler varsa da nasıl kullanılacağı, uygulanacağı aile hekiminden uzmana hekime kadar nasıl bir yol izlemesi ve değerlendirmesi önemlidir. |
| |
Cerrahi Tedaviler
Cerrahi tedaviler diğer tüm tedaviler başarısızsa tercih edilmeli. Şayet muayenede miyom, rahim içi dokusundaki kalınlaşma gibi organik neden bulunursa, buna göre önce jinekoloji bir tedavi uygulanır. Cerrahi işlem gerektiren bir neden saptandığında uygulanır. Ancak bir çok kadında aşırı kanama dışında herhangi bir organik neden bulunmayabiliyor. Bu sorunu yaşayanlar genelde genç kadınlardır veya bir kısmı, aile planlamasını tamamlamamış kadınlardır. Ameliyat bu kadınların kısırlaşmasına sebep olabilir. Bu sebeple cerrahi tedavi en son çare olarak düşünülmelidir.
Cerrahi operasyonlar için bir kaç örnek vermek gerekirse;
Rahim iç yüzeyinin alınması,lazer, sıcak balon uygulama vs. Rahim boyutu normal ve myomları<3 cm olan hastalarda
Myom çıkartılması, myomları olan ve rahminin kalmasını isteyen hastalarda
Rahim arterinin bağlanması/Rahmin alınması- Myom boyutu büyük olan, adet sancısı veya baskı belirtileri bulunan hastalarda uygulanabilir.
Bu sorunların yaşanmaması için kadınlarımıza mutlaka muntazam jinekolojik muayenelerini düzenli yaptırmalarını öneriyoruz.'' |
| |
| |
|
|